Maden işçilerinden Bakanlık önünde Erdi Kahveci anması: ‘Çalışırken ölmek istemiyoruz’

Haber: Hilal ACAR – Kamera: Ladin DEĞER
(ANKARA) – Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşanan maden kazasından hayatını kaybeden işçi Erdi Kahveci’yi andı. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, “Bir tane itibarı kıymetli adam yargılanmıyor, ceza almıyor. Bağımsız yargıymış ne bağımsız yargısı? Onlar kar edecekler, biz öleceğiz” dedi.
İşçiler, Ankara’nın Beypazarı ilçesinde, ikisi ağır olmak üzere 12 işçinin yaralandığı ve Erdi Kahveci’nin hayatını kaybettiği maden kazasından dolayı yasta olduklarını belirterek, ıslık çalmadı ve baretlerini yere vurmadı. Erdi Kahveci’nin fotoğrafını ve iş kazalarında hayatını kaybeden işçilerin yıllara göre verilerinin yer aldığı dövizleri sergileyen işçiler, yaşanan kazaya dikkati çekmek amacıyla “Çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganı attı.
Birleşik Metal-İş Sendikası, maden işçilerini ziyaret ederek yemek ve su desteğinde bulundu. Birleşik Metal-İş Ankara Şube Başkanı, “Sonuna kadar işçilerin haklı mücadelelerinde yanlarındayız” dedi.
İşçi Ersin Fırıncı, burada yaptığı açıklamada, “Valimize günlerdir sesleniyoruz. Sayın Valim, ayağınıza sağlık, dün Beypazarı’na gittiniz ve olay yerinde incelemelerde bulundunuz. Ancak biz de buradayız. Size 5 dakikalık mesafedeyiz. Keşke buraya da gelseniz, bu iş çözüme kavuşsa ve böyle şeylere ihtiyaç kalmasa. Böyle şeyler yaşanmasa daha güzel olur” dedi.
Fırıncı, şöyle devam etti:
“Dün yaptığımız basın açıklamasında demişiz ki Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki tüm işletmeler özelleştirilsin. Ondan sonra bize demişler ki ‘Gerçekleri çarpıtarak Yıldızlar SSS Holding’i hedef gösteren Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın tutumunu şiddetle kınıyoruz’ demiş. Şirket yetkilileri, şiddetle kınıyorsunuz, biz de burada bazı şeyleri şiddetle kınıyoruz. Neyi kınıyoruz biliyor musunuz? 2022’de geldiniz, dediniz ki ‘şirketimizin biraz maddi sıkıntısı var, siz biraz ücretsiz izne gidin.’ 1 ay, 2 ay dediniz, 6 ay sürdü. Bu muydu sizin adaletiniz? Biz mi yanlış anladık bunu? Ondan sonra demiş ki ‘şirketin itibarını hedef alan…’ demiş. Biz şirketin itibarını mı hedef aldık, biz alacaklarımızı mı istedik? Bana ne senin itibarından? Ben kendi alacağımı istedim, tazminatımı istedim, içerideki maaşlarımı istedim.
“SENİN İTİBARIN MI ÖNEMLİ, İŞÇİNİN HAYATI MI ÖNEMLİ?”








